Şimdi 2500 yıl kadar geri gidelim.
Babil Kralı Nabukadnezar rüyasında bir heykel görür. Bu heykelin yorumunu Babil’deki Keldani kâhin ve büyücüler yapamaz. Bunun üzerine kralın karşısına İbrani esir Daniel’i çıkarırlar. Daniel’e göre Nabukadnezar’ın rüyasında gördüğü heykelin başı altındı, ateş gibi yanıyordu. Mehtap gibi parıldayan göğsü ve kollan gümüştendi. Heykelin kamı ve kalçaları bronzdan, bacakları demirden, ayaklan da kil ve demir karışımından yapılmıştı.
Heykelin dört parçası, büyüklüklerine göre dört imparatorluğu temsil etmekteydi.
Altın Babil’i, gümüş Pers’i, bronz Yunan’ı ve demir ise son imparatorluk Roma’yı simgeliyordu. Ama demir ve kil karışımından yapılmış ayaklar birbirinden ayrılacaklar. Nihayet kil en zayıf imparatorluğu temsil etmekteydi. Kil, Bizans İmparatorluğu ve Türkler tarafından tarihteki yerine gönderildi.
Evanjelistlerin Daniel’in kitabına dayandırdıkları inançlarına göre, Babil dâhil İsa Mesih’in krallığı öncesine kadar dünya da dört imparatorluk hüküm sürecek.Bu hesabın içinde Osmanlı – Türk İmparatorluğu yok. Daha sonra da Armagedon öncesinde dünya da on krallık kurulacak. Bunlar bir araya gelerek Babil’e benzer bir dünya imparatorluğu oluşturacaklar. Bilâhare kıyâmeti koparacak Armagedon savaşı.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.