“Hani Yûsuf babasına şöyle demişti; ‘Babacığım ben rüyada, gerçekten on bir yıldızla, güneş ve ayı gördüm; onları bana secde ederlerken gördüm.’ ” (Yûsuf, 12/4.)
İlerde kurulacak islam birliğidir ve türk devletleridir. . Bu arada müfessirler, on bir yıldız adının geçtiği bir hadîse de yer verdiler ki bu hadis, yıldız isimlerindeki bazı küçük farklarla birlikte hadisçi Hâkim ‘in kitabında da bulunmaktadır. Birinci derecedeki sahih hadis kaynaklarında bulunmayan bu hadiste anlatıldığına göre, ehl-i kitaptan biri Peygamber (a.sm.)’e gelerek bu on bir yıldızın ne olduklarını sormuş, o da “Hadsân, târik, zebbal, kabis, vûdân, falık, nush, kurûh, zü’l-kenfân, zü’l-ferv, vessab” (Hâkim, Müstedrek, IV/396.) 20 asırda bulunan müslüman devletlerini ve Türk devletlerini temsil eder çağ ve devir değiştiği ve dünya hakimiyeti ehli küfrün elinde olduğu için müslüman tevhid ehli devlet yusufun şahsinda temsil edilir. Bir miktar araştırırsanız bu yıldızların dünya coğrafyasındaki izdüşümleri müslüman devletlerdir Yusuf’un kardeşleri ise 12 havariyi temsil eden ve insanın 12 özelliğine ve kötü özelliğine sahip küfür ülkeleridir. Bunu da basit şekilde doğrulayabilirsiniz ab 12 ülke bunun dışında güç merkezi olan büyük ülkelerde bu 12 kardeşi temsil eder şablona istediğini yerleştiriniz ama kardeşlerin karakteristik özelliklerini ve huylarını belirlemek için bu yorumu tasavvuf ve batını işari yorumlardan çıkarmanız gerekir. Yakup ise İsraildir ve takip ettiği siyaseti anlayabilirsiniz insanın dini anlama faaliyeti, devam eden bir süreçtir. Dinin özünde zaman içinde herhangi bir değişiklik meydana gelmemesine rağmen, sosyal hayat mütemadiyen değişir. Sosyal hayatta ortaya çıkan bu değişiklik insanın anlama kodlarına tesir eder ve dini anlama düzeyinde paralel bir değişikliğin ortaya çıkmasına yol açar.
Başlangıcı ilahi olmakla birlikte dinde, “beşeri” olan ile “ilahi” olanın sınırlan kolayca çizilemez. Vahiy ve vahiyle bildirilmiş olan esaslar ilahi olan dinî sabiteleri temsil ederler. Bu sabiteleri anlayıp davranışa dönüştürecek olan insandır, insanın zamana ve mekâna olan bağımlılığından kaynaklanan sınırlılıkları vardır. Bu sınırlılığından dolayı insan dinde ulaştığı anlamanın “ilahi hakikat” ile Örtüşüp örtüşmediğinden tam olarak emin olamaz. Gelelim 7 döneme ve dönelim hz. Yusufun mısır azizi olma sürecinde azizin gördüğü rüyaya ve kurguyu size bırakalım siz tefekkür edin.
Yusuf (a.s), iftira yüzünden zindanda iken Mısır hükümdarı bir rüya görmüştü. Korku ile uykusundan uyanıp; Ben rüyamda 7 semiz ineğin 7 zayıf ineği yediğini ve 7 yeşil başak, 7 de kurumuş başak gördüm. Eğer rüya tabiri biliyorsanız, bu rüyamı tabir edin dedi. Onlar, Biz böyle rüyaları tabir edemeyiz dediler. Hz. Yusuf ile zindanda kalan şerbetçi, Hz. Yusuf’un rüya tabir ettiğini hatırlayarak; Ben bu rüyayı tabir ettireceğim dedi. Hz. Yusuf’un yanına gitti. Mısır hükümdarının rüyâsını anlatıp tabirini istedi. Hz. Yusuf, “7 sene bolluk, sonra 7 sene kıtlık olacak. Bollukta saklayın, kıtlıkta bunları yersiniz. Bolluk senelerinde çok ekip, ekinleri sapları ile beraber, başakları ile ambarlara koymalısın. Bu şekilde ekinler bozulmadan kalır, hem de saplar hayvanlarınız için yem olur. Halka da, ekinlerinden ihtiyaçları kadarını yemelerini, geriye kalanını saklayıp korumalarını emretmelisin. Bu yiyecekler kıtlık senelerinde sizin ve çevredeki insanların ihtiyaçlarını karşılayacaktır” dedi. Hz. Yusuf’un tavsiyelerini beğenen hükümdar; Mısır’ın hazinelerinin idare işini Hz. Yusuf bıraktı.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.