KIBRIS’IN BİZİM İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?

Kıbrıs çok kilit konuma yükseldi. Kıbrıs’ın bu kilit olma durumu Akdeniz’de Türkiye için önemlidir. Kıbrıs, tarih boyunca Orta Doğuya açılmak isteyen devletler için, vazgeçilmez stratejik ve ticari bir üs olarak görülmüştür. Kıbrıs, etrafını saran bölgelere “bölgesel ve stratejik güç” olma yolunda bir açılım sağlar. Coğrafi konumu göz önüne alınarak, İskenderun Körfezi’ne doğru uzanan bir uçak gemisine benzetilen Ada, her dönem stratejik önem ve özelliğini korumuştur. Adayı elinde bulunduran güç, her zaman Türkiye’den Mısır’a, Lübnan’dan, İran’a kadar olan bölgeyi kontrol etmiştir. Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs’ın en yakın komşusu Türkiye’dir. Kıbrıs, Güney Anadolu sahillerinden 70, Suriye’den 100, Mısır’dan 400, Yunanistan’dan ise 965 kilometre uzaklıktadır. Doğu Akdeniz’de stratejik konumu nedeniyle ada, bölge ve bölge dışı devletler arasında mücadele sebebi olmuştur. Sırasıyla; Fenikeliler, Hititler, Deniz Kavimleri, Asurlular, Mısırlılar, Persler, Büyük İskender, Ptolemeler, Romalılar, Bizanslılar, Katolik Krallar ve Venedikliler adayı egemenliği altına almışlardır.1517 yılından itibaren Ada üzerinde Türk egemenliği hukuken kurulmuş, binlerce Türk aile adaya göç etmiş ve Kıbrıs bütün tarihi boyunca kesintisiz en uzun süre olan 361 yıl Türklerin hakimiyeti altında kalmıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda yenilen Osmanlı İmparatorluğu, Adayı, 1878’de İngiltere’ye geçici olarak bırakmıştır. I. Dünya Savaşı başlangıcında İngiltere, Kıbrıs’ı tek taraflı olarak ilhak etmiştir. Türkiye, Ada üzerindeki İngiliz egemenliğini Lozan Antlaşmasıyla tanımıştır. Kıbrıs, stratejik olarak ve Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından çok büyük bir önem taşımaktadır.

Adadaki Türk varlığının korunması, Türkiye açısından hayati öneme sahiptir. Kıbrıs kaybedilirse, Türkiye nefes alamaz hale gelecektir. Doğalgaz ve petrol boru hatlarının İskenderun körfezine kadar uzanması, bölgenin ve Kıbrıs’ın stratejik önemini bir kat daha artırmaktadır. Kıbrıs konusunda, bölgenin stratejik önemini yansıtan birçok jeopolitik hesabın yanı sıra Doğu Akdeniz’deki doğal gaz yataklarının küresel güçler tarafından kullanılması da etkili olacaktır. Kıbrıs’ın üzerinde oynanmak istenen oyunlar, Türkiye ve Kıbrıs Türkleri tarafından asla kabul edilmemelidir. Bazen çözümsüzlüğün de bir çözüm olabileceği unutulmamalıdır. Bilindiği gibi Osmanlı İmparatorluğu, 1897 savaşından galip çıktığı halde barış masasında Girit’te uluslararası yönetimin temsilcisi sıfatıyla Yunan Prensinin hâkimiyetine izin vererek egemenlik haklarını kaybetmiş, Ada’da yaşayan Müslümanların katledilmesine neden olmuştur. Eğer Kıbrıs’ın kaderi de Girit’e benzerse, bu vebalin altından ne Kıbrıs ve ne de Türkiye kalkabilir.

ARVAD ADASI

Aynı şekilde Trablusgarp karşısındaki daha önce Türkiye de bulunan fakat Fransızların işgali ile sonuçlanan kritik stratejik öneme sahip Arvad  Adası da üs haline getirilmelidir. Adanın konumu Suriye sahillerindeki deniz hareketliliğini gözlemleyebilmek açısından da önemliydi İngiltere ile Fransa arasında bölgenin hâkimiyetine yönelik mücadele her ne kadar Sykes-Picot Antlaşması ile bir uzlaşma zeminine oturtulmuşsa da bu anlaşmanın imzalanmasından evvel Fransa’nın, İngiltere’nin bölgedeki istekleri konusundaki kaygıları hat safhadaydı. Fransa’nın adayı ele geçirerek Suriye işgalinde bir hareket noktası elde etmek istemesi bu nedenle önemliydi. Kurak,verimsiz topraklar ve fakir olan halkı ile Arvad Adası Osmanlı Devleti’nin askeri açıdan oldukça sıkıntıda olduğu bir dönemde Fransızlar tarafından işgal edilmişti. Çanakkale ve Kafkaslardaki çatışmaların devam ettiği bu günlerde işgal edilen adanın tekrar ele geçirilmesi için askeri bir harekâta girişilmedi. Ancak savaşın ilerleyen dönemlerinde adanın Osmanlı kuvvetleri tarafından bombardıman edilmesi ise adanın Fransız işgaline yönelik bir tehdit oluşturmadı. Olası Akdeniz savaşında ilk işgal edilecek ada olması bizim olan adaya konumlanmamız önemlidir.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.