Biz ”sosyal hayvanlar” hayatımızın her döneminde hep bir ihtiyaç peşinde ve arayışındayız. Tüm insanları birer sosyal hayvan olarak görebiliriz. Kendi dünyasında her bireyin bir ihtiyacı ve karşılama metodu vardır. İşin tehlikeli yanı, ihtiyaç duyduğumuz şey aslında ne kadar ihtiyaç niteliği taşıyor? İnsanlar olumlu, olumsuz her durum karşısında harekete geçer ve kriz karşısında, kriz yönetimini bir bağlılığa dönüştürebilir. Özellikle sorunla başa çıkma anında kolay yol tercih ederek kaçmak, krizi yönetmenin ilk yoludur çünkü insanların ihtiyaçları bitmez bir gerçektir, insanoğlu doyumsuzdur ve hep daha fazlasını isteyecek aç gözlülüğe sahiptir. İhtiyaçların erişim kolaylığı veya zorluğu farketmeksizin kişiler bulunduğu zorluk karşısında ihtiyacı zannettiği ve krizin çıkış yolunun o şeye bağlı kalmaktan geçtiğiyse konu, evet insanlar öyle yada böyle bir şeylere bağlılar.

Sosyal Hayvanların Bağlılıkları

İnsanın, lükse, markaya,maddeye, korkularına karşı kaçışlara bağlılığı gibi kişiden kişiye göre değişiklik gösteren bir çok bağlılık çeşiti vardır. Bu bağlılıkların kötü yanı kişinin bir tür eksikliği kendince kapaması iç dünyasında durumu örtmesi gibi düşünülebilir. Halbuki kişinin kendince bulduğu çözüm yolu zannettiği şeyler vazgeçemeyeceği fiziken ve ruhen zarar görebileceği alışkanlıklar halini alabiliyor. Hiç bir birey kolay kolay madde bağımlısı olduğunun düşünülmesini istemez. Hep bir kaçar, Olumsuz duygu getirisi, karşı taraftan gelen tepkilere karşın bağlı olduğu şeyin ona zarar vermediğini aksine bağlı olmadığını iddia ve ikna çabasına girdiği gibi bunun ona haz verdiğini de hep öne sürer. Kitap okuma bağımlılığının bile olumsuz yanlarını birey eninde sonunda yaşayacaktır. Alkol bağımlısı bir bireyi ele alacak olursak, alkol kokulu acı bir sıvıdır bunun yanında kişiye irade kaybı yaşatıp kontrol kaybı yaşamasına sebep verir. Alkolün yaptığı ana çağrışım sarhoşluktur. Şöyle bir düşünün çevrenizde alkole bağlı bir birey alkolü size ne kadar olumsuz anlatabilir. İnsanlar her şeyi dozunda yaşamayı hiç bir zaman mümkün hale getiremez. Bağlılıklar vardır ve kaçınılmazdır. Bilinçli veyahut bilinçsiz alkole, sigaraya, insana, aşka, anneye, kötü düşüncelere, yalnız kalamamaya, eroine herhangi bir şey şüphesiz bağımlı delileriz. Herkesin noksanlıklarıyla çatışmadan, kabullenmeden, eksikli veya aşırıya kaçtığı bir durumdur bağlılık.

”17. yüzyıl filozofu Descartes’ın da üzerinde durduğu bağlılık , duygularımızın kontrol edilmesi, insanın duygularına hâkim olması ve ustalıkla kullanmasını öğrenmesi gerekir. Bizler bedenimizdeki ilgili fizyolojik değişimleri denetleyemeyiz. Ancak dikkatli bir uğraş sonucu aklımızla fizyolojik değişimlerimizi ruhun hizmetine girebilecek şekilde yönlendirebiliriz.” Bağımlılık Dergisi – Journal of Dependence s.62 .

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.