MODERN İNSANIN TEMEL PROBLEMİ

Modern insanın temel problemi, modernizmin ürünü olan yaşama biçiminin onu esir almasıdır. “Refah toplumu” adını verdiğimiz ve insanın maddi tatminine yönelik modern yaşamın ona gerçekten “refahı” sağlayıp sağlamadığı bugün bir kesim Batılı tarafından sorgulanmaktadır. Erich Fromm’a göre Batı toplumunun maddi anlamda refah toplumu haline gelmesiyle bireyler iç sıkıntısı yaşamaktadırlar (Fromm 1997).  Modernizmle eş anlamlı kullanılan bu “refah”, insanları hangi noktaya getirdi? Televizyonu ya da bilgisayarı olmayan insanlar normal görülmemeye başlandı. İhtiyaçlarının hepsini karşılayan, dolayısıyla devamlı olarak “tüketen” bir varlık oldu, modern insan. Bu yaşama biçimi insanların fizik ötesi dünyaya ait tasavvurlarını dahi değiştirdi. Erich Fromm’un dediği gibi, modern insan, cenneti her şeyin bulunduğu, her türlü kredi kartının geçtiği, hatta sadece her istediğini değil,komşusundan daha fazlasını alabileceği devasa bir alışveriş merkezi olarak hayal etmektedir artık. Kendi değerini sahip olduğu şeylerle ölçmektedir. Onun için kendisinin ne olduğu değil, neye sahip olduğu önemli artık. Batı’da bugünkü anlamda modernizmi doğuran endüstriyel süreç insanların “sahip olma” ve “edinme” duygusunu geliştirmiştir. Hatta bu duygu, “yeteri kadarını” değil, “daha fazlasını elde etme halini almıştır bugün. Ancak, insanca yaşamanın ve mutlu olmanın temel ilkesi “sahip olma” değil, “insanın kendisi olması” dır. Batı insanının manevi bunalımının temelinde bu önemli ayrımın yattığını, insanın kendi varlığını anlamlandırması için alemin kozmik yapısında kendine bir yer belirlemesi ve maneviyatın göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten psikolog ve psikoterapistlerin sayısı belki de post-modern bir söylem içinde artmaktadır. Onlara göre depresyonların, iç sıkıntılarının temelinde bu gerçek vardır.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.