KUANTUM PARÇA ALTI ATOMLAR

Olaylar; şeyler; varlıklar yalnızca yanlarında yörelerinde olan unsurların değil, onlarla eşzamanlı olmayan, farklı konumlarda bulunan unsurların da etkisi altında olabilir. Her şey birbirine bağlıdır; bu, varlığın birliğidir! eni bir günde yeni şeyler söylemek: Fiziğin Newton’cu esaret bağlarını kırdıktan sonra kainat tasavvurumuzu değiştiren şeyler söylediğine kuantum teorisiyle tanıklık ediyoruz. Artık hiçbir şey bir yerde sabit değildir, her şey bir ihtimaller denizinde yüzmektedir. Kimileri “Atom altı seviyede gerçeklik yoktur” önermesinden hareketle, “Gerçek diye bir şey yoktur” diyorlarsa da, temkini elden bırakmamakta fayda vardır. Zira kafama düşecek bir saksı öylesine gerçektir ki, öte dünyaya biletimi anında kesebilir. Kuantum fiziğinin en önemli katkılarından biri, maddenin doğasına ilişkin dalga/ parçacık ikilemini getirmiş olmasıdır. Yani, atom altı seviyede bütün varlık hem (çok sayıda ufak bilardo topu gibi) katı parçacıklardan hem de dalgalardan oluşabilir. Ne parçacık ne de dalga fiziği şeylerin doğasını tek başına açıklamaya yeter; asıl olan, bu ikili sistemdir. Beynin sağ ve sol yarımkürelerinin birbirinin gereksindiği bilgileri sağlaması gibi, bu iki açıklama biçimi de birbirinin mütemmim cüzü olur. Maddenin ahval ve şeraitine göre, dalgalar yahut parçacıklar durumdan vazife çıkarır. Newton’cu tasavvur bize her şeyin deterministik bir iklimde cereyan ettiğini söylüyordu: Fiziksel gerçeklikle ilgili her şey sabit, belirli ve ölçülebilirdi. Oysa kuantum kuramcıları temel gerçekliğin kendisinin belirlenemez olduğunu söylemektedirler. Bir elektron hem parçacık hem dalga olabilir, hem kendi yörüngesinde hem bir başka yörüngede var olabilir, yani her şey olabilir. Biz ancak en muhtemel olanın ne olduğunu kestirebiliriz.

Yani bunca ihtimal arasından bir şey nasıl gerçek ve sabit hale gelecektir? Newton’un mekanik evreninden kuantum fiziğine sıçradığımızda sorular değişmektedir: Yeni bir şeye, bir şaşırtmacaya yer bırakmayan Newton fiziğinde temel soru, “Bir şey nasıl meydana gelebilir?” iken, artık temel soru “Bir şey nasıl var olabilir?” e dönüşmüştür. Klasik fizikte hareket basit bir kavramdır. Bir topu mesela A noktasından B noktasına hareket ettirirsiniz ve o belirli bir zaman diliminde geçişini gerçekleştirir. Güzergahını değiştirmez ve sebep-sonuç ilişkisine uygun olarak yolculuğunu tamamlar. Gerçekliğin kuantum düzeyinde, zaman ve mekanda sürekli ve doğrusal hareket anlamını yitirmektedir, orada ‘sıçrama’lardan söz edilebilir ancak. Elektronlar bir enerji halinden diğerine, süreklilik göstermeyen ‘kuantum sıçramalarıyla sıçrarlar. Tamamen keyfi ve ani olan bu sıçramalar, yüksek enerji düzeyinden düşüğe, düşükten de yükseğe gerçekleşebilir. İşte bu yüzden, kuantum teorisinde zamanın geri çevrilebilirliğinden bahsedilmektedir: Her şey aynı anda her yöne olabilir. Mesela, bir elektron geçeceği yörüngeyi beğenmeden önce bütün yörüngeleri aynı anda dolaşabilir.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.