Haberlerde duyduklarınıza ve gördüklerinize rağmen, bu dünyada gerçekten iki tür insan var: kamp yapanlar ve kamp yapmayanlar. Ben kesinlikle kampçı olmayan grubun içindeyim.

 Beni yanlış anlamayın; dışarıyı, doğayı ve hayvanları sevmiyor değilim. Ancak, beni rüzgardan, yağmurdan, kirden, yılanlardan, kenelerden ve tehlikeli hayvanlardan koruyan tek şey bir naylon parçası olduğu için doğada uyumamayı seçtim.

 Sonuç olarak kamp yapacağımız yerde bizden hoşlanmayan birçok tehlikeli hayvan var. Tilkiler, domuzlar, ayılar vb. Onları suçlayamam. Bir sabah kalkıp oturma odanızda kargo şortu giyen bir çift kampçının ateş yakıyor olması oldukça can sıkıcı.

 Kamp yapmaya giden insanlar gerçekten farklı bir cins.  Muhtemelen elektrik, sıcaklık, tuvalet ve ev rahatlığı gibi çok önemli şeyi terk etmelerine neden olan bir tür genetik mutasyona sahipler. Kampçılar, “doğayla bir olmaya” çalıştıklarını söyleyecekler ancak çoğu zaman doğa onları etrafında istemiyor.

Bu Hayvanlar Kafayı Yemiş Olmalı

 Geçenlerde Youtube’da gördüm; bir kokarca kamp yapan bir adamın çadırına girip, yiyecekler ile dolu sırt çantasından bir şeyler çalıyordu ve sonra onu ısırarak kaçıyordu. Bu, dört duvarı ve başının üzerinde bir çatısı bulunan bir yapıda uyuduğunda olmayacak türden bir şey. Hayatımın hiçbir zamanında evime giren ve yemeğimi çalmaya çalışan bir kokarcayla savaşmak zorunda kalmadım. Buna en yakın şey, ben küçükken abimin evdeki tüm dondurmalarımı yemeye çalıştığı zamandı. Abim beni hiçbir zaman ısırmadı ama gençlik yıllarında bazı tuhaf kokular yaydığını inkar edemem.

 Bir ayıyla karşılaşırsanız size verilen tavsiyeler ise çok farklı bir konu. Ayıya karşı ya yüksek sesle çılgınca davranmanız ya da ölü taklidi yapmanız gerekiyor. Bunlar, ayılar için iyi savunma planlarından çok başkan adaylarımızın karakteristik özelliklerine benziyor.

 Kamp yapmanın bir başka riski de sizi sokmak, öldürmek ya da ormanda çürüyen bedeninizle beslenmek için yaşayan böceklerdir. Bu böcekler avını sokarak öldürürler. Görünüşe göre kendi boyutlarını da bilmiyorlar çünkü biz insanları gözlerine kestirmiş durumdalar. Kamp ateşinin başında yemeğinizi yemeye çalışırken sizi sokarak öldürmeye çalışan bir grup böceği hayal edin.

 Belki de kampçılar tehlikelere karşı bağışıklıdırlar ya da en azından katil sineklerin vücudunuzda açtığı yaraların cazibesine kapılarak üzerine doğru koşan bir ayıya karşı ölü taklidi yapmaya çalışırken bir kokarca tarafından ısırılma ihtimaline karşı saftırlar.

 Bir dahaki sefere biri sizi kamp yapmaya davet ettiğinde, bu insanların arkadaşınız olmadığını anlayın. Onlara nazikçe teşekkür edin ve çevrenizin sizi öldürmeye çalışmadığını bilmenin rahatlığına geri dönün. Cidden, en son ne zaman bir uzaktan kumanda birini ısırdı?

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.