İNSAN VE KARANLIK DÜNYA

Herkesin bir karanlık bir aydınlık tarafı vardır. Gönlü aydınlanmışlar, karanlıktan hiç haz almazlar. Aydınlananları ürküten bu karanlık taraf, daima çerağlarını tutuşturanların gönlünü çok rahatsız eder. Bu şüphesiz ki karanlığın ürkütücü taraflarıdır. Gönül kuşu karanlıktan ürktü mü, ardından bir rahatsızlık peyda olur ve ardından gönlü aydınlanmışların kalbinde bir kıpırdanma başlar, gözesinden yavaşça çağlayan bu su git gide kuvvet bulur. Ve taşmaya başlayarak kabarır ve ve sel halini alır. Rahmet elbette su ile tavsif edilmiştir. Hoşluk verir ama hiç kimse kabaran ve tusunami haline gelen denize yaklaşmaz, veya sel baskını olup önüne her şeyi katan su da rahmetin enginliğinin karşı konulamayacak felaketi olur. Nuh peygamber de aslında buna işarettir. O dahi peygamber olduğu halde bir gemi yapması istenmiş sebebe isnadı ile Allah onu rahmetin gazap olduğu azabı su, Nuh’a inanmayanları gark etmiş, Nuh’un oğlu dahi bu gark oluştan hissedar olmuştu.Samimiyetsiz ilişkiler bazı insanları bazısından beklenti içine sokar.Samimiyetsizlerin karanlık tarafları ay gibi aydın olanların gönül yüzlerine düştü mü, deniz üzerinde ki, yakamoz gibi kalpleri karanlık olanlara odaklandı mı, orada önemsemezlik çalkantı, önceleme, hesaplaşma, içten pazarlık samimiyetsizleşme, usulden muhabbet aydınlığa çekilişlerle, karanlığa sürüklenişler arasında bir anafor meydana getirirler. Bu anafor karanlığa dönüşerek ters bir döngüsel süreçle, sarmal bir ilişki kurunca karşı konulamaz karanlığın tesir gücü aydınlanmak isteyen ruhları esir ederek, tarifi olmayan ızdıraplı bir lezzetle farkında olamayışın, yok oluşu ile karanlığa teslim oluşturur. Aslında Lord Of The Rings’deki o yüzük belki o dünyaya Süleyman olmak isteyenlerin ihtiraslı olmamaları gerektiğinin belki dünyasal imkanların zirvesine erişilse dahi toprak ile gücün, varlıkla yokluğun insanı başkalaştırmaması gerektiğinin habercisidir. Oradaki Gandallf veya adı her ne olan bilgenin aydınlık kuşağında içsel aydınlanmaya erenlerin, karanlıklarla mücadelede yegane aydınlatıcı bir rehbersiz başarılmayacağı ve bir Süleyman var Süleyman’dan içeri diyen, Yunus gibi bir hakikat seslenişidir. Kimileri her ne kadar şöhret basamaklarını tırmandıklarını varsaysalarda, ters bir simetri ile karanlık dünyalara belki de karanlık denizlere yürüyüşü gerçekleştiriyordur. Makedonyalı İskender veya Zülkarneyn veya Hızır rahmetin en güzeli olan ölümsüzlük suyunun peşine niye düşerler ki neden efsaneler karanlık ve aydınlıklarla başlar.

Mitler ve mitolojiler ya da ilahi vahiyle gelen semavi kitaplar her şeyin su üzerinde vücut bulduğunu dillendirsinler. Su tabiatlı olmak bir yönüyle iyi bir yönü ile felaket değil mi? Kevser. Eyyüp peygamberi’in şifalı suyu ya Nuh tufanın selleri ya Ab-ı Hayat arayışları ya Zemzem, Kerbela, Fuzuli’nin Su kasidesi bir damla sudan meydana gelmiş insan dünyanın 4/3 insanın su ve topraktan olması, Ya da balçık yapışkan su velhasıl bizi alıp karanlık ve aydınlık tarafa kanalize eden bütün bu haller Ying Yang dünyadaki bütün ilahi dinler mitler kültler tevhidi beşeri dinler her şeyin su’dan yaratıldığında hem fikirler, peki söz söylenen sudan sebepler. Bir kaşık su da fırtına koparmalar ya da gönlü aydınlarda sebep olduğunuz çalkantılar, elbette gönlü aydınlar fırtınaya tutulmak istemezler. Ama karanlıkları fırtınaya tutmak, gönlü aydınların görmek istedikleri hakikat güneşlerini ortaya çıkarmaktır. Ürküntü gelip gönlü aydınlara çöktü ve senin gönlünün karanlıkları onların içlerini bürüdü ise ve sen aydınlıklara gönlünü kapatmış isen, oraya aydınlık girmez. Biz batanları sevmediğimiz gibi doğu’ya ve nura ışığa aidiz. Elbette bizim güneşlerimiz batmaz. Herkesin ki batar, bizim ki batmaz. Biz İbrahim gibi tevhit ehliyiz ve batanları sevmeyiz. Eğer siz batmaya kararlı iseniz batınız. Batıllar ve batılılar sizde aydınlıkta batıp, karanlığın istila etmesini isteseniz de bizde ışık doğudan yükselir. İbrahim’i tevhit güneşi batmaz. Güneşe gözünü kapatan kendine gece yapar. Hadi anlamadınız kimdir onlar yarasalardır sadece güneşi sevmeyenler. Siz karanlıklar lord’unuza ve karanlıklarınıza hizmet edin, bizim güneşimiz doğmuş ve asla batmayacaktır. Elbet o karanlığınız bizi rahatsız etti. Bizim aydınlığımız da sizi rahatsız etsin

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.