İnsan gücü biriktirmek ister; çünkü o yalnızca dış olayları kontrol etmemizi sağlamaz, içsel yaşantımızı da belirler Güce sahip olup olmamak, çoğu kez, insanların kendileri hakkında ne hissettiklerini de tayin etmektedir. Güç sahipleri etraflarında Çok sayıda dalkavuk bulunanlar; arzuları kolayca yerine getirilir ve böylece kendilerini daha iyi hisseder. Egoları şişer. Güçsüz insanlara nispetle daha yüksek bir özgüven tablosu çizer.
Günümüzde güç ilişkilerine ram olmamış insan bulmak çok zor. Rütbeleri önemsemeyen, sahip oldukları güçle başları dönmeyen, güç sahiplerine selam durmayan insanlar, yani ‘bu çağın soyluları’ pek az sayıdalar. insanlar boyunlarına statülerden yapılma mücevher takıyorlar; egonun yansımaları Işınları ile göz kamaştıran ve karşısındakini çekim alanının içine alıveren mücevher. Rindane bir hayatın izini süren, yalnız şairler kaldı şairler ve hakiki ilim ve düşünce adamları… Onlar bu dünyanın tozuna dumanına safdil bir umutla ayak diriyolar. “Bir köhne kitap, bir sarı kandil neme yetmez?” diyen şaire’nin peşi sıra giden Anka kuşları .. Zira ‘gölgelerin gücü adına savaşmak, kalbi insanlara değil çizgi film kahramanlarına yakışır ancak. Eskinin erdemli bir ilim adamı tipi vardı. Kapitalist düzen ilmi de metalaştırdı ve ilim adamını açgözlü bir tüccara çevirdi. Çoluk çocuğun ikbali için onu da agorada tezgah açmak zorunda bıraktı. Ruhlarını ‘beyin iğfal şebekeleri’ reklam evlerine rehin bırakmamış şairler yola devam ediyorlar. Arada bir kalpazanlar sokuluyor yanlarına, bir süre onlarla birlikte uçuyor, neden sonra geri düşüyorlar; dünyanın manyetizması kalp adamlarına işlemese de kalp adamlarını emiyor. Dünyanın anaforuna kapılmayanların şairlerin, söz ve yazı ahalisinin oturup konuşabilecekleri, halleşebilecekleri bir zaman hep var. Onlar başkasının toplamak ve biriktirmekle elde ettiği saadeti yarenlikte, dostlukta, hemhal oluşta zaten bulmuşlar. Yorulmaya, gölgeliğe ok atmaya ne hacet!
Ben insanlara en az ‘eyvallah eden’ kişilerin, erdem sahiplerinin, iktidarın albenisine ram olmayanların, hasılı kelam
‘bu çağın soylularının hayatta güzel söz söylemekten başka meziyetleri olmayan insanlar arasından çıktığını sanıyorum.
Rindler, dervişler, şairler, hikayeciler, kainatı kuşatan ilahi Nağme’yi terennüm edenler, alimler, sanatkarlar, Mecnunlar… Hayatı güç toplama yarışına çevirmeyenler. Ağır ve düşünceli yürüyenler, Yalnız Allah’ın önünde eğilenler. Bir gülü koklamasını bilenler.
Ne mutlu onlara  …

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.