Halife Leyla’ya dedi ki:
“Sen o musun ki, Mecnun senin aşkından perişan oldu ve kendini kaybetti. Sen başka güzellerden daha güzel değilsin. ”
“Sus!” dedi Leyla, çünkü sen Mecnun değilsin. ”
-Mevlana
Herkes sevilmek ve beğenilmek ister. Her insanın içinde Önemli, özel ve müstesna sayılma ihtiyacı saklıdır. Bunun için ise gücü ele geçirmek ve onu elde tutmak gerekir. insanın insana ettiği zulmün temelinde bu güç; yarışını buluruz. Özgüvenimizi ve kendimize duyduğumuz saygıyı içsel kaynaklarımızdan değil de dışsal olandan devşirebileceğimiz öğretilmiştir bize. Ne kadar çok sahip olursak, o kadar değerli olacağımız formülü ezberletilmiştir. Ayakta durmak için güce ihtiyacımız vardır. Bu zihinsel yapının inşa ettiği bir dünyada insanlar bir tarağın dişleri gibi eşit değillerdir: Maddi serveti, makamı ve mevkii, insanlar üzerinde tesir ve tahakküm kudreti bulunan kişi, diğerlerinden üstündür.
Güç kontrol ve otoriteye sahip olmaktır; başka kişileri ve olayları etkileye bilme halidir. Psikanalizin hakir görülen evladı Alfred Adler, aşırı güç edinme ihtiyacının içsel bir aşağılık duygusunu telafi etmeye matuf olduğunu söyler. Böylesi durumlarda kişide çevreyi kontrol etme itkisi gelişir; bu kontrol, üretici bir etkinlik için değil, fakat yetersizlik duygularının acısıyla baş etmek, onu bertaraf etmek için kullanır.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.