Yedi kilisede dikkati çeken yedi aynı durumla İsrail’in tarihindeki durumu arasında çarpıcı benzerlikler vardır deniyor. İnayet döneminde kilisenin geçtiği ruhsal evrelerin Eski Ahid’de İsraillilerin geçmiş olduğu evrelere paralel olduğuna inanılıyor.
1. İsrailliler Mısır’dan Tanrı’nın halkı olarak çıktıklarında Yahvveh’e sevgileriyle dikkati çekiyordu. Çıkışın başlangıcında Tanrıya yönelik ilk sevgileri
soğudu: (İlk sevgisini yitiren Efes kilisesinin durumu gibi).
2. İsrailliler kırk yıl boyunca çölde çok ağır şartlar altında yaşadı: Tıpkı sıkıntı çeken İzmir kilisesinin durumu gibi.
3. Moab ovalarında İsrailliler putlara tapmağa , Balaam’ın yanlış öğretisine sürüklendi. -Dünya ile uzlaşma yoluna giden Bergama kilisesinin yaptığı gibi.
4. İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarındaki komşu kavimlerin örfüne ve putlarına yöneldiler, Yezebel’in baskısıyla imandan uzaklaştılar: Tıpkı kötü örf ve âdetlerin egemen olduğu Tiyatira kilisesinin durumunda olduğu gibi.
5. Yahudiler, Tannlan Yahweh’yi ve onun buyruklarını göz ardı edip ikiye bölündüler. Sürgüne gönderildiler: Uyanıp yeniden uykuya dalan Sart kilisesinde olduğu gibi.
. Yahudiler esaretten, sürgünden kurtulduklarında yeniden Tanrı’ya ve onun sözüne döndüler: İsa Mesih’in sözlerine sadık kalan Filadelfiya kilisesinin
durumu gibi.
7. İsa Mesih yeryüzüne geldiğinde, Yahudilerin Tanrı’ya bağlılığı göstermelik durumdaydı. Sonra İsa Mesih’in çarmıha gerilmesine önayak oldular: imandan
ayrılan Laodikya kilisesinin durumu gibi.
Şimdi sıkı durun Paganist Ezoterik kardeşlikler bir araya gelip Urfadaki ilk pagan tapınağını ortaya çıkardılar ki tevhidi dinleri tarihi gerçeklerle bulandırıp hedefi değiştirsinler ve biz en eskiyiz ve o zamanda ne İsa ne Musa ne Muhammed ne de kitaplar vardı hatta tanrı dahi yok tanrılar vardı diyeceklerdir. Evangelistlerin son kiliseye göndermesi ile beraber o zaman ki gazete ve haberler ne diyor
O dönem haberleri eski başkan Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan’ın Aralık
2011’de basma yansıyan demecinden şunları öğreniyoruz, Zolan: “Aydınlatma, kazı çalışmaları, güvenliğin sağlanması ve ulaşımın iyileştirilmesi gibi etkenler, Laodikya’yı dünyanın göz bebeği haline
getirdi. Yakın gelecekte, UNESCO’nun dünya kültür miraslan arasına aday gösterilebilecek nitelikteki antik kent, özellikle inanç turizmi açısından bütün cazibesini sergiliyor” dedi. Verilen bilgilere göre burasını -antik kiliseyi- 2008 yılına kadar ziyaret eden turist çok azken 2009’da 58 bin, 2010’da ise 78 bin turist ziyaret etmiş peki 2020 yılına geldiğimizde bu sayı kaç olmuştur bakın bizi de haberdar ediniz.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.