DÜŞÜNCEYİ OKUMAK ARTIK MÜMKÜN

ABD’de California Üniversitesi tarafından geliştirilen sistem sayesinde insan düşüncesi hatasız bir şekilde okunabiliyor . California Üniversitesi’nde yapılan araştırmalarda, görüntülenen imgelerin beyinde nasıl temsil edildiğini bulundu. Zihinsel hareketler resimlere dönüştürüldü. (Star gazetesi – 27 Eylül 2009)

ABD’li bilim adamları beyindeki düşünceleri %80 oranında okuyabilen bir tarayıcı geliştirdiler. Bilim dünyasında heyecanla karşılanan gelişme, Nashville’deki Vanderbilt Üniversitesi tarafından kaydedildi. Nature Dergisinde yayımlanan gelişmeye göre, altı gönüllüye baktıkları resimlerle ilgili ne düşündükleri soruldu. Kişilerin beyinlerinin monitör görüntüleri sayesinde ne düşündükleri belirlendikten sonra cevaplar alındı ve MRI beyin tarayıcının %80 oranında düşünceyi okuyabildiği görüldü .Daha önce de California Üniversite’sinde benzer teknikler geliştirilmişti. Bilim adamları tarayıcının %80 oranında düşünceleri okuyabilmesinin insanlık için çok önemli bir gelişme olduğunu, ancak hastanın rızası dışında, kötü emeller için kullanılma ihtimalinin de“korkutucu” olduğunu söylediler.

DÜŞÜNCEYİ KONTROL ETME

Özel sırların açığa çıkması, gizliliğin kalmaması gibi rahatsız edici unsurlarla birlikte, beyin okuma tekniklerinin pek çok suç olayını açığa kavuşturacağı da vurgulanıyor. (Gazeteport – 20 Şubat 2009) CIA’nin ‘el çabukluğu marifet rehberi Soğuk Savaş döneminde CIA’nın ajanları için hazırlattığı gizli Resmi CIA göz bağcılığı ve yanıltmaca rehberi satışa çıktı. Rehber, 1953 yılında sihirbaz John Mullholland’a o zaman için hayli yüklü bir miktar olan 3 bin dolarlık bir ücret karşılığında yazdırılmış ve gizli başlığıyla dağıtılmıştı. CIA 1970’li yıllarda bu resmi el kitabının kopyalarının imha edilmesini emretmişti ama imhadan kurtulan bir kopya Resmi CIA göz bağcılığı ve yanıltmaca rehberi adıyla yeniden basıldı.

Rehberi, casusluk tarihi uzmanı Keith Melton ile CIA’nin eski başkanlarından Bob Wallace ortaya çıkardı ve yeniden basıma hazırladı. Ajanlar için hazırlanan bu el çabukluğu, marifet el kitabında birinin içkisine ilaç karıştırmaktan, ufak tefek şeylerin gösterilmeden cebe indirilmesine, ayakkabı bağlarıyla mesajlaşmaya kadar türlü numaralar ayrıntılarıyla tarif ediliyor. Örneğin ajan kitaptan, ayakkabı bağlarını farklı bağlayarak karşısındakine “Elimde yeni bilgi var”, “Beni takip et” ya da “Birini getirdim” gibi mesajları nasıl verebileceğini ya da birinin sigarası yakılarak dikkati dağıtılırken içkisinin içine kibrit kutusuna saklanmış uyku ilacının kaşla göz arasında nasıl atılabileceğini öğrenebiliyor.

Yeniden yayımlanan rehberin ön  sözünü de CIA Başkan Yardımcısı John McLaughlin yazmış. McLaughlin sihirbazlık ve casusluğun özünün birbirine çok benzediğini kaydediyor.  Mullholland’ın haplar, iksirler ve tozlarla İlgili olarak verdiği bu bilgiler o zamanlar casusluk alanında yürütülen, beyin yıkama ya da doğa üstü psikoloji de dahil çok çeşitli alanlardaki araştırmalara sadece bir örnek diyor. Rehber, o dönemde MK Ultra adı verilen daha geniş bir CIA projesinin parçası olarak hazırlanmış. Proje o dönemde Sovyetler Birliği’nde uygulanan beyin yıkama yada  kontrol yöntemlerine karşı yeni taktikler geliştirilmesini hedefliyordu. (bbc radyosu – 26 Kasım 2009)

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.