Batı artık korsanların öncülüğü ve papanın yaptırımlarıyla, tarihten gelen yağmacı geleneklerini sözde modernleştirerek Sömürgeci olmuştu.. Fakat sömürge topraklarını silah zoru ile yönetmek anormal düzeyde maliyetli oluyordu.. Bu sürede Etnoloji ve Antropoloji ilimlerinde ihtisas kazanan Avrupalı ajanlar patronları papaya daha ekonomik ve sürdürülebilecek bir sömürgecilik modeli teklif ettiler. Bu arada bir parantez açmak gerekiyor. Avrupalı it sürülerine baktığınızda daima 3(üç) karakterde insana rastlarsınız; ASKER, MİSYONER ve İLİM AJANLARI!. Asker Teslim Alan GÜÇ, Misyoner, Teslim Olanı Razı Eden PROPAGANDACI, İlim Ajanları ise Yağmalanan toprakların Kültür ve Sanat Zenginliklerini ÇALAN HIRSIZLAR/FIRSATÇILAR!

İşte ilim ajanları bu sömürüyü ve hırsızlığı daha rahat devam ettirebilmek için klişe ve papaya yeni bir yumuşak yönetim tavsiye ettiler. Bu yönetimi aslında kültür sömürüsü ve dejenerasyonunu daha rahat sağlayabilmek için yapılacaktı..

Nasıl başardılar? Burası Çok önemli!!

Sömürdükleri bölgede zaafları olan ve hainliğe müsait olanları alıp avrupaya götürüyorlar her türlü zevki ve lüksü onlara yaşatıp sonrada “sen artık medeni bir insansın, işte bak medeniyet ne kadar da güzel sen yaşadın gördün tattın” telkininde bulunuyorlardı! Sonra “git kendi milletine bunları anlat” diyorlardı. “Anlat ki onlarda bu medeniyetin nimetlerinden faydalansınlar, yeterli taraftarı topla bizde seni başa getirelim” deyip yollarlar ve bu arada maddi manevi onu zenginlik içerisinde yaşatırlar. Bu hainler dünyaya tapmaya ve zevkin sarhoşluğu ile her türlü yalan ve övgü ile yaşadıklarını anlatır ve taraftar toplar..

Bugün bile senaryosunu batılı devletlerin yazdığı bu senaryo ile aynı oyun oynanmaya devam ediyor.. Batıda eğitim görmüş ve avrupanın lüks ve sözde medeni hayatının tiryakisi olmuş kişiler onların felsefesi ile zihni bulanmış zavallılar olarak sahnedeki yerlerini alıyorlar. Rollerini kendilerine ezberletildiği gibi oynuyorlar. Etraflarına birkaç seyirci toplayıp “ Vatanı biz kurtaracağız” kafasıyla milleti büyük bir sömürgenin esiri ediyorlar!

Peki bu batının oluşturduğu güdümlü yönetim Batıya ne sağlıyor?

Batı Makine Medeniyeti’nin bugünkü dev sermayesi devamlı tüketen kalabalıklara borçlu olduğunu kaçımız biliyoruz! Biz Anadolu’nun zengin topraklarında her türlü dünya nimetine sahipken aşırı tüketimin medeniyet olduğunu söyleyen bir güdü ile yaşamaya alıştırıldık ve her gün daha da zavallı bir hale geliyoruz.

Akıllanalım.. Devamını yazacağım..

Görüşelim Aksatmayalım..

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.